YETER ARTIK AYAĞA KALK!
Yetmedi mi yıllardır uyuştuğun, uyuduğun,
Geliyor bak kıyamet, ayak sesleri duyduğun.
Bir musibet bin nasihatten evla imiş,
Musibet bin oldu bu ne biçim iş.
Yüz elli yıldır hükmün yok kölesin sen,
Bitirdi nifaklar,ayrılıklar,prangalar hepten,
Yeter artık ayağa kalk ölüm gelmeden!
Kaç asır bekleyeceksin, hangi olayı,
Kalkmak için ayağa Mehdiyi mi, İsayı
Ümitsiz değilim, belki kesersen zevki sefayı,
Yorganı at, yürü,koş değiştir bu kafayı.
İstirahatı, kolayı seversin bilirim,
Böyle giderse utanırım nasıl şefaat dilerim.
Yeter artık ayağa kalk pişmanlık gelmeden!
Koyunların gözü önünde arkadaşları kesilirmiş,
Onlar öğlece bakar ses etmezmiş,
Peygamberim bu zamanı ne de güzel söylemiş,
Koyun mu oldun, yoksa gözlerin mi kör olmuş,
Bak dinle geliyor topluca yok oluş.
Zamanın var mı bilmem sıra sana geldi,
Yeter artık ayağa kalk yangınlar gelmeden!
Başında, Maide elliikiyi unutan ümitsiz korkaklar var,
Sen ne istiyorsan ona buna değil, Nebiye sor,
Yeis ölmekten kopmaktan daha zor.
Bil ki koptuysan tevhidden, akaidden, vahdetten,
Bil ki dövünecek zaman olacak gerçekten,
Ya öldüğünde kabirde yada sıratı geçerken,
Amma yok artık sana dönüş o vakitten,
Ki; gelesin kıyama durasın vücuttan etten,
Yeter artık ayağa kalk sırat köprüsü gelmeden!
Ne gerekiyor uyanıp tevhide sarılman için,
Ya ahiret ya dünya, senindir seçim.
Aslında sen bunu yüzyıllar öncesinde yaptın,
Dünyayı sarstın, Allahın adını yaydın.
Şimdi mazlumların kanını, akıttığı göz yaşını sil,
İşte o şevk-ü aşk damarlarında var iyi bil,
Yeter artık ayağa kalk deden hesap sormadan!
Her şeyini aldılar; dilini, dinini hatta seni,
Ne kaldı ki, ne bekliyorsun ki bağladın elini,
Çocukların, torunların soracak hesabını,
Ne diyeceksin o zaman savunacak mısın kendini,
Ağır mı geldi ya da anlamadın mı söylediklerimi.
Uyku tatlı, yemek tatlı sanma sonra çıkmaz acısı.
Yeter artık ayağa kalk son çığlık duyulmadan!
Silkin sıyrıl, dik dur,oku çalış birleş,
Olmadan dünya üzerinde bir leş.
Bak sana gülüyor küfür ve ehli kitap,
Unutma sana gereken sadece iki hitap,
Biri sünneti resul, öbürü ilahi kitap
Bırak malı mülkü dünyayı yalnız Allaha tap.
Yarın ağlamak istesende olmayacak gözünde yaş,
Ey fani, düşmanla,nefsinle,şeytanla savaş,
Yeter artık ayağa kalk cehennem gelmeden!
Israr et tebliğde belki geç anlar bazısı,
Bekliyor seni insanı kamil olmak ve Allah rızası.
Ümitsizlik yok, gayret var ,birlik var,
Hatırla Kuranda Ali imran yüzüç var,
İbadete, cihada duaya sarıl, birde tövbe var,
İş işten geçti deme, zararın neresinden dönersen kar,
İnanıyorsanız üstünsünüz diyen Allah sana olsun yar.
Ey Mustafa sağlam inanıp, sağlam yaşayacaksın!
Yeter artık ayağa kalkıp ebediyeti bulacaksın,
Yeter ki; kalk! kalk! kalk!.
Mustafa PALAZ
23 Ramazan 1426
İstanbul Ekim 2005