SILADAN GURBETE

Tandurda güveç var, küvle tıkıldı.

Hatircekler eşiklere atıldı.

Pingellikte yumurtalar çoğaldı.

Tavuk gurk düşmeden tez gel sılaya.

Kar çok yağdı, kışlar burda pek serin,

Gıdımlara gitme uçurum derin.

Neneni yitirdim peg oldu evim,

Bacam loğlanmadı tez gel sılaya.

Alafım yoktu ki, ağartım ola,

Densizin uşağı gelmiyor yola,

Bibi yessir ola, önünde öle,

Ocağım batmadan koş gel sılaya

İtler pisiklere kuçikleniyor

Bağırdım gurbete ünüm yetmiyor

Gıdikler, şişekler para etmiyor

Keklüklere hapek kurdum tez gel sılaya

“Su Sarafta “ dediler vardım Zoğar’a

Davarı bıraktım yaşlı Boğar’a

Gukgilikte sıra varmış, haydi Pıhar’a

İşliğin, mintanın dikilmiş olur

Yazulara lövlez ekilmiş olur

Tarlanın yoncası sökülmüş olur

Gargalarla haber yolla tez gel sılaya 

Hamuru yuğurdum bin bir güçlükle

Ocağımız duman oldu gel de körükle

Kösövüyü toparladım,yanmış kürekle

Hamur açan bulamadım tez gel sılaya

Çuvalla gah guruttum, hep senin için

Poşalardan fistan aldım nişanlın için

Bir terpoş pıhpıh da gaynanan için

Gapım gapanmadan dön gel sılaya

Sap samana garışdı, düzen bozuldu

Menfaat başa taç,dostluk buz oldu

Yeni yetmeler hepten yoz oldu

Harmanımı aktarmadan tez gel sılaya

   Ben kendi halimi getirdim dile

   Şimdi gidiyorum hısımım gile

   Cıvırlaya soharıç edildi bile

   Topkapı’dan biletin al, tez gel sılaya

 

                                               1992   DİKYAMAÇ  KÖYÜ

                                HASAN  ÇAKMAK