SESSİZDEN DUYULAN SONBAHAR

Ağacı kurt, insanı dert yer derler
Erir umutların avucunda teker teker
Yaprakların her ağaçtan yere düşer
Savrulur güzel bahçende artık gazeller.

Artık güzel olmaz kara demlik çayının tadı
Burnunda o keskin kokuyu bırakmaz
Çile olur bu vakitten sonra yaşamanın adı
Gözlerin bir adım ötendekini seçemez

Sabahın ayazında çeliklenmez  vücudun
Yenilmez peynir, tuzlu;çay içilmez şekerli,yudum yudum
Eline alıp sopan geçirip ayağına lastiklerin
Gidilmez   KİLLİKDERE'ye  ezan vakti

Şöle oturup   KABLANDERESİ'nin  üstündeki taşın dibine
İzlenmez olur ter ile yapılmış,şimdi yıkılmış selgahlar
Oturupta nar gibi olmuş yanan tandırın başına
Sıcaktan boncuk boncuk damlar alnından hatıralar.

Bir çarşı yapayım dersin demiryolundan
O yaşlanmış ,patlamış,çatlamış travezler ağlar
Bir HIDIRELLEZE gideyim dersin köprübaşından
Nice yünler yıkanmış o koca köprü ağlar.

Yarmayı yara yara,düdük çala çala ,bir tren gelir,
Yüzü gülen sevenlere sevdiklerini getirir,
Yarmayı yara yara düdük çala çala ,bin tren gider,
Gözü yaşlı sevenlerden sevdiklerini götürür.


              
                                                         
ESER KAHRAMAN (2006)