|
Fırat’ın sol sahilinde sarp ve dik bir kayalık kesimin uç kısmına inşa
edilmiştir.Karayolu ve tren yolunun üstünde,jandarma
binasının hemen alt tarafındadır.Şimdiki karayolu
yapılmadan evvel yaya yolu buradan geçermiş.Hatta tarih boyu
cenuptan şimale giden yol,hep bu güzergahdan geçermiş.Daha
sonra tren yolu inşa edilirken,bu sert kayalık bir tünelle
geçilmiş.Bu da yaya yolunun Tanasur’a inen kısmını
bozmuş. Zira Kemah boğazının alt tarafı çok dik,geçit
vermeyen uçurum şeklindeymiş.Kale ile arasında Tanasur Çayı
akmaktadır.Sekizgen planlı ve iki kattan müteşekkildir.Nüfus
müdürü Fikri Efendi’nin söylediğine göre,burası
gözetleme kulesi olmasının yanında,yoldan geçenlerden “Yol
Bac’ı”(geçit ücreti) nın tahsil edildiği de bir yermiş.
Birinci katın seviyesini,dıştan dolaşan rolyefli kalın bir
silmeden de anlamak mümkündür.Zemini taş olup,bu sebeple su
basmanının yapılmasına gerek görülmemiştir.Silmelerle
çevrelenen kapısı,sivri bir kemerle nihayete erer ve kapı
kuzeye açılmaktadır.Üzeri kubbe ile örtülü olup,alt kesim
basık bir kubbe ile örtülmüştür.Üst katta biri güneyden
Kemah’a ve yola bakan,diğeri de batı istikametinde Furat’a
bakan demir parmaklıklı iki penceresi vardır.Silindirik bir
biçim arz eden bu eserde bilehare tamirat
görmüştür.Yapılışında sadelik göze çarpar.Karşıdan
bakanlara,mimari tarzıyla tipik bir Selçuklu eseri olduğunu
hemen söyleyiverir.
|