YARDERE KÖYÜ (Hoperek)

Yardere köyünden genel bir görünüş

            Köyün ilk kurulduğu yer, Maden mevkisinin altındaki bir yarın burnundaymış. Hoperek, hopan almış yani kaymış manasına geldiğini Çavuş söyledi. ”Yardere” ismi de, bunu tamamlar mahiyette, dereye bakan bir yar, uçurum anlamında koyulmuş köylerine. 1960 da, günde 1 er cm, 1 er cm başlayan kayma, büyük bir heyalan halinde köyün yarısını götürmüş, diğerleri de evlerini terketmiş. Bu olaydan sonra devlet, köyün şimdiki yeri olan Conik Tepesinin düzlüğüne 36 hane ev yapmış. Burası hayli hakim kale gibi bir yer olup, neredeyse Kerer Dağı’na denk boyuyla önünde engin bir vadi ve devamında Munzur dağlarının dumanlı zirveleri ufku kaplıyor.

            Muhtar Alim Efendi VOLKAN, şimdi 12 hane kalan köyünün, eskiden 57 hane olduğunu, heyalandan sonra büyük göç verdiğini söyledi. İstanbulda 100 haneye ulaşmış köylüleri ve başkanlığını Ahmet VOLKAN’ın yaptığı “Yardere Köyü Yardımlaşma ve dayanışma Derneğini” 1994 de kurmuşlar. 1944 de açılan köyün ilkokulu 1992 de kapanmış.

            Köyde 200 koyun ve 75 sığırla hayvancılık, biraz arıcılık ve biraz da ekin biçim ve bağ-bahçe işleriyle geçimlerini sağlıyorlarmış. Köye ilk gelip yerleşenler, üç kardeşin soyu olan Tellioğullarıymış. Bundan ayrı, Baloğulları ve Bozoğulları sülaleleri de varmış.

            Tahrir Defterlerinde, bu köyün 16.yy boyunca pek bir gelişme göstermediğinden bahisle 1568 de 2 hane olduğu, gelirinin de tahminen 1 000 akça olduğu kaydedilmektedir. Eski köyün mezarlığının üstünde bir kuru ardıç “Ziyaret” miş ve ahali kuraklık zamanlarında oraya gidir, dualar edip, izzet ü ikramda bulunurlarmış fakir fukaraya.

Köyün Sınırları : Doğusu; Keşan Yolu, Aydoğdu ve Çimme Kutu Yurdu, Batısı; Karataş, Derviş Komu ve Katırcı Yolu, Kuzeyi; Haskamışlı Dere, Hınzoru Çayı ve İğdeli Dere, Güneyi; Keşan Yolu, Ağyar ve Keleş Köprüsü.