ÖZDAMAR KÖYÜ (Kiğarı)

            Aşağı Mahalle,Yukarı Mahalle ve Konak Mahallesi olarak 3 ayrı yerleşim yerinden oluşan köy, 38 hane ve 81 nüfuslu. Kemah’a 25 km uzaklıkta olan köyün şebeke suyu, camisi, imamı ve ilkokulu var. Öğrenci yetersizliğinden dolayı,1960 da açılan ilkokul 1994 de kapatılmış. Bayrak direğinde hala dalgalanan al-kırmızı bayrak bile; bunun hasretinden ve hüznünden olacak, solmuş ve rengi kaçmış bir vaziyetteydi. Kom Önleri denen mevkiden ve mezarlığın yanından geçip, sararmış yapraklar arasında uzaklardan hayal-meyal görünen köye giriyoruz. Doğruca Muhtar Necdet ERGÜL’ün evine varıyoruz.

            Tapu Tahrir Kayıtlarında köyün 1516 da 4 hane, 1568 de 14 hane, 1591 de 21 hane olduğu, yetiştirdiği ürünler buğday, arpa, darı ve baldan ibaretti. Vergi hasılı 1516 da 2 000, 1568 de 1 900 ve 1591 de 5000 akça olup, köyde 1 de değirmen bulunduğundan bahsedilmektedir.

            Köyün bulunduğu yerler ve araziler vakti zamanında Sağıroğulları’na aitmiş. Onlardan satın almışlar buraları. Arazilerinde her türlü meyve, sebze ve tahılı yetiştiriyorlarmış. Eskiden Kerer Dağı’nın yaylasına giderlermiş davar otlatmak için yaz aylarında. Ama göçle nüfuslarının çoğu İstanbu’a gittiği için, ne araziler ekiliyormuş, ne de hayvancılık yapılıyormuş. Muhtar, ”Köyün en genci benim, yaşım 60” diyor. İstanbul’da 75 haneleri varmış ve bunların köyleriyle irtibatları, bağlantıları gayet iyiymiş. Zaten köyün mamur görünümü ve evlerin bakımlı halinden de bu belli oluyor. Mor bulutların gökyüzünü simsiyaha boyadığı, çiseleyen yağmur altında sararmış güz yapraklarıyla beraber ayrılıyoruz Özdamar’dan.

Köyün Sınırları: Doğusu; Keşan Yolu, Batısı; Salut Çayı, Kuzeyi; Keşan Yolu ve Akyarın Dere, Güneyi; Kerer Çayı.