|
|
|
|
|
|
|
COĞRAFYA
Kemah, Doğu Anadoluda Kara-Su (Fırat) Vadisinin sol kıyısında, Munzur dağlarından inen Tanasur Deresi ağzında ve kadim kalenin koltuğunda,deniz seviyesinden 1038 metre yükseklikte kurulmuş şirin bir belde olup, Erzincan vilayetine bağlı bir kazanın merkezidir. Eskiden şehir,esas itibariyle kaledibine doğru kurulmuş,çarşı ve dükkanlar oradaymış.Yerleşim ise,ağırlıklı olarak,Cennet Yamacı emsal,bağ ve bahçeler arasından akan Tanasur Deresinin açtığı derin vadinin eteklerine yapılan evlerdeymiş.Vaktinde en kalabalık mahalleler buradaymış ve her sabah kırk hayvanla esnaf dükkan açmaya gelirmiş çarşıya.Şimdi hala ilçenin 10 mahallesinden, 5i bu vadide. Bunlar,Mektepönü ve Pörhenkbaşı mahalleri kısmen olmak üzere,Aşağıgedik,Derebaşı (Yukarı Mahalle) ve Ortagedik mahalleleridir. Kemahın diğer mahalleleri ise,Beklimçay,Çarşı,Cirgişin,Göğüsbağı ve Karşıbağ mahalleleridir.Şimdi en kalabalık olanı Çarşı mahallesidir.Esas yerleşim,dükkanlar ve resmi binalar burada olup,merkez hükmündedir. KEMAH VE KÖYLERİNİN NÜFUS DURUMU Kemaha ait ilk nüfus bilgilerine, Osmanlı dönemindeki bazı kaynaklarda rastlanmaktadır. Nitekim ilk tahrirlerde idari yönden Sancak statüsünde olan Kemahın 1516 yılındaki şehir nüfusu 2 591 olup, bunun % 68.5i (1769) müslüman ve % 31.5i (812) ise hırıstiyandır. 1520 ve 1530 yıllarında 3 697 olan şehir nüfusu, 1568 yılında 3 042ye ve 1591 yılında 2556ya düşmüştür.Nüfusun 1568 yılından sonra azalmasının sebebi, gerçekte kaledeki ve şehirdeki vergiden muaf olanların tam olarak tesbit edilmemiş olmasıyla alakalıdır.Kanaatimizce şehir nüfusundaki bu azalışta, 1556 yılından sonra Kemahın Erzurum livasına bağlı bir kaza durumuna geçmesi de etkili olmuştur. Ayrıca 1591 yılında beş mahalleden oluşan Kemah kazasına 297 köy ve 126 mezra bağlı olup, tahmini toplam nüfus 35 694 kadardır. Yine 1520 yılında kalede 714 askerin görevli oluşu,Kemahın kuruluşunda kalenin önemini açıkça göstermektedir. Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Kemaha bağlı 7 nahiye ve 75 köy ile beraber toplam nüfus 18.872dir.Bu nüfusun 14.547si müslüman,3 503ü ermeni (gregorien),189u katolik ve 633ü protestanlardan oluşmaktadır.Yine 1901 yılında şehir merkezinde 3000i müslüman ve 250si hırıstiyan olmak üzere 3 250 nüfus yaşamaktadır. Değişik amaçlarla yapılan ve sistematik olmayan bu sayımlar, sahanın Cumhuriyet dönemine kadar olan nüfusu hakkında genel bilgi vermesi açısından oldukça önemlidir. Bu veriler dikkatle incelendiğinde 16. Yüzyılda 3697 olan ilçe merkezi nüfusu, 20.yüzyılın hemen başında 3250, 1927 yılında 1590 ve 1990 yılında 3593 kadardır.Bu durum Kemah ilçe merkezinin 16. Yüzyıldaki (1530) nüfusuna henüz ulaşamadığını göstermektedir. Dolayısıyla günümüze kadar gelişen sosyal, ekonomik ve siyasi olayların Kemah nüfusuna önemli ölçüde etki ettiği söylenebilir.Nitekim 16. Yüzyılda askeri açıdan büüyük önem taşıyan Kemah kalesinin, daha sonraki yüzyıllarda bu önemini kaybetmesi, nüfusun azalmasında etkili olan faktörlerden biri olarak düşünülebilir. GÖÇLER Nüfusun değişmesindeki faktörlerden biri olan göçler, nüfus ile kaynaklar arasında daha iyi bir dengenin sağlanması için, kendiliğinden meydana gelen bir çaba olarak yorumlanmaktadır. Araştırma sahasında göçlerle ilgili geçmiş dönemlere ait yazılı kaynak bulma imkanı olmadığından, bölgedeki göçler, son yüzyılda etkili olan gelişmeler ile açıklanabilir.Cumhuriyet döneminden önceki göçler, daha ziyade sosyal gelişmelerin bir sonucudur. Çeşitli yazılı kaynaklardan ve yöredeki yaşlılardan edindiğimiz bilgilere göre; 1915li yıllarda meydana gelen Ermeni olayları, Rusların Erzincanı işgal etmeleri ve Koçgiri ayaklanması, bölge nüfusunun batıya doğru göç etmesine sebep olmuştur. Bu tarihlerde göç eden nüfusun bir kısmı geriye dönerken, büyük çoğunluğu göç ettiği bölgelerde yerleşmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra sakin bir ortam sağlanmıştır. Nitekim 1927de Kemah ilçe merkezinin nüfusu; 1590, 1931de 3118dir. 1937 yılında bölgede başlayan Dersim isyanı, Kemah ilçe merkezini de etkilemiş ve göç hareketi yeniden gündeme gelmiştir. Çeşitli aralıklarla göç üzerinde etkili olan sosyal gelişmeler ve 1939 Erzincan depremi göçleri tekrar hızlanmıştır.1915-1940 devresinde Kemah ilçe merkezinde göç eden nüfusu bugün Ankara, İstanbul, İzmir, Adana ve bunun gibi ülkenin değişik bölgelerinde görmek mümkündür. Depremin sebep olduğu bu nüfus hareketliliği,yavaşlayarak devam etmiştir. Ülkemizde 1950li yıllardan sonra başlayan şehirleşme Kemahı da etkilemiş, nüfus artışı ile ekonomik dengenin sağlanması amacıyla özellikle erkek nüfus ülkenin batı şehirlerine doğru çalışmak için göç etmiştir. İç göçler devam ederken, 1960lı yılların başında yine ekonomik amaçlı dış göçler başlamıştır. Ekonomik amaçlı bu göçler, ilk başta ferdi olarak gerçekleşirken, daha sonraki yıllarda aile göçü şekline dönüşmüştür. Araştırma sahasında son 10-15 yılda asayiş bozuklukların sebep olduğu göçler; sosyal ve ekonomik olumsuzluklardan daha etkili olmaktadır.Sosyal ve ekonomik olumsuzluklardan başka, 13 Mart 1992 Erzincan depremi de etkili olmuş ve mevcut faktörlerle birlikte göç hareketi hızlanmıştır. Kemah Nüfus Müdürlüğünden edindiğimiz bilgilere göre 1995 yılında yaklaşık 120 bin kişi Kemah nüfusuna kayıtlıdır. (İlçe merkezi ve köyler). Ayrıca 1990 yılında Kemahın toplam nüfusunun ise 3 593 olduğu düşünülürse göç olgusu daha iyi anlaşılabilir. DIŞ GÖÇLER Kemahtan yurt dışına yönelik göçlerin temel nedeni, ekonomik şartların yetersiz oluşundan, diğer bir ifade ile geçim zorluklarından kaynaklanmaktadır.Ayrıca uygun ücret koşulları, sosyal güvenlik avantajları, çok kaznma imajı gibi faktörlerinde göç hareketinin artışında etkili olduğu görülmektedir.Yurt dışına yönelik ilk göç hareketi, ülke genelinde olduğu gibi 1960lı yıların başında, Almanyaya çalışmak için giden işgücü göçüdür. Araştırma sahasına ait bu ülkedeki işgücü sayısı, diğer ülkelerdeki işgücü sayısına hemen hemen eşittir. Söz konusu ülkeyi İsviçre, Fransa,Rusya,Avusturalya ve Bugaristan takip etmektedir. Yurt dışına işgücü göçü 1990lı yıllara kadar Almanya, Fransa ve İsviçre gibi gelişmiş Avrupa ülkelerine yönelik iken, 1990dan sonra Rusya ve Bulagaristan gibi eski doğu bloku ülkelerine yönelmiştir. Almanya, Fransa ve İsviçreye göç edenler ilk başta ferdi olarak giderken, daha sonraki yıllarda ailelerini yanlarına almış ve sürekli yerleşmişlerdir. Fakat Rusya ve Bulgaristana olan göçler gelişmiş Avrupa ülkelerinin aksine hem ferdi ve hemde kısa süreli olmaktadır. Çünkü bu ülkelere gidenlerin hemen tamamı mevsimlik inşaat işçiliği yapmaktadırlar. Kemah ilçe merkezinden yurt dışına olan göçlerde dikkati çeken bir hususta, göç eden nüfusun büyük bir kısmının, daha önce Kemaha bağlı köylerden ilçe merkezine göç etmiş olmasıdır. İÇ GÖÇLER Kemah ilçe merkezinden ve köylerimizin bir kısmından ülke içine yönelik göçleri,çeşitli yazılı kaynak ve kişilerden edindiğimiz bilgiler doğrultusunda,19. Yüzyıla kadar götürebiliriz.Özellikle 1910-1937 yıllarında bölgede etkili olan savaşlar,ayaklanmlar ve isyanlar,bölge nüfusunun daha güvenli batı kesimlerine doğru göç etmesine sebep olmuştur. Bilindiği gibi,1. Dünya şavaşı sırasında Ruslar, doğudan batıya doğru ilerlemişlerdir.Rusların bu ilerlemesi, Erzincan ile Kemah arasında durdurulmuştur. Bu savaş sırasında toplu olarak gerçekleşen göç hareketine, o günleri yaşayanlar Seferberlik adını vermektedir. Göç eden bu insanların büyük çoğunlğu geriye dönmemiştir.Aynı dönemlerde bölgesel olarak ortaya çıkan Ermeni olayları,Koçgiri ve Dersim isyanları gibi etkenlerde Kemahta göç hareketini hızlandırmıştır.İlçe Merkez nüfusu 1901 yılında 3250 iken, 1927 yılında 1590a düşmüştür.Yaklaşık 25 yıllık bir sürede nüfusun yarı yarıya düşmüş olması,göçün o yıllarda bile Kemahda nedenli yoğun olduğunu göstermektedir. Ülkede genel olarak güvenliğin sağlanması ile birlikte1927 yılından itibaren, İlçe nüfusunda artış gözlenmeye başlanmış ise de,tarıma elverişli arazinin çok az olması ve mevcut nüfusa yetmemeye başlaması ve mevcut iş gücünü istihdam edebilecek iş alanlarının olmaması, ayrıca ekonomik kaynakların yetersizliği nedeniyle, 1950 li yıllardan sonra gurbetcilik olayı hız göstermeye başlamış ve 1970 li yıllardan itibaren gurbetcilik, göçe dönüşmüş ve oldukça hızlı bir şekilde artış göstermiştir. Göç olayı öyle bir hale gelmiştir ki, bir kaç köy dışında, köylerimizin tamamında çalışabilecek genç nüfus kalmamıştır.
|
||||
|
|
|
|
|
|